REKABET KURULUNUN “SAHİBİNDEN” KARARI

[vc_row][vc_column][vc_separator color=”orange” align=”align_left”][vc_column_text]REKABET KURULUNUN “SAHİBİNDEN” KARARI

 

Rekabet Hukukunun temel misyonu, rekabetin korunarak toplumsal refahın; tüketimde, üretimde, dağılımda ve dinamik etkinlik ile azamileştirilmesidir. 4054 Sayılı Kanunun 6. maddesi de aynı perspektifte pazarda faaliyet gösteren diğer oyuncular tarafından davranışları yeterince sınırlanmayan tekel gücüne / yüksek pazar gücüne sahip teşebbüslerin tek taraflı davranışlarını sınırlamak üzere getirilmiş bir kuraldır.

Kanunun 6. maddesinin uygulanmasında bir teşebbüsün hakim durumda olması  tek başına ihlal olarak değerlendirilmemekte ve teşebbüslerin kendi iç etkinlikleri sonucu rekabette ön plana çıkmalarına imkan tanınmaktadır.  Ancak hakim durumdaki teşebbüslerin sahip oldukları pazar gücünün avantajından faydalanarak gerçekleştirdikleri tüketici refahını azaltıcı eylemleri Kanun tarafından yasaklanmaktadır.

  1. maddenin ihlal edildiğinin tespit edilebilmesi için iki koşula ihtiyaç bulunmaktadır:
  • Hakim durumdaki teşebbüs ya da teşebbüslerin varlığı
  • Kötüye kullanmanın varlığı

 

Rekabet Kurulunun “Sahibinden” kararını bu iki koşul çerçevesinde değerlendirecek olursak;

  • Hakim Durumdaki Teşebbüs ya da Teşebbüslerin Varlığı

Sahibinden Bilgi Teknolojileri ve Pazarlama Anonim Şirketi, ürün pazarı olarak “kurumsal üyelerin emlak satış/kiralama faaliyetlerine ve kurumsal üyelerin vasıta satış faaliyetlerine yönelik çevrim içi platform hizmetleri pazarı”nda, coğrafi pazar olarak “Türkiye”de hakim durumda olan bir teşebbüstür.

Sahibinden’in iktisadi faaliyet gösterdiği pazarda hakim durumda olduğunun tespiti, Sahibinden’in pazar payı, rakiplerinin pazar payı, Sahibinden ve rakiplerinin pazar payları arasındaki fark ve bu pazar paylarının dinamikliği, pazara giriş ve pazardaki büyüme engelleri, alıcıların gücü gibi kriterler doğrultusunda yapılmıştır.

  • Kötüye Kullanmanın Varlığı

Alternatif tanım olarak kötüye kullanma, hakim durumdaki teşebbüslerin sahip oldukları pazar gücünün avantajından faydalanarak doğrudan ya da dolaylı olarak tüketici refahını azaltacak davranışlarda bulunmalarıdır.

Sahibinden’in kurumsal üyelerinin veri taşımalarını engellemek suretiyle birden fazla platform kullanmalarını zorlaştırması, bu yolla ve sözleşmelerinde getirdiği rekabet etmeme yükümlülüğü yoluyla fiili/sözleşmesel münhasırlık uygulaması, rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırması nedeniyle ilgili pazardaki hakim durumunu kötüye kullandığı ve bu kapsamda Kanunun 6. maddesini ihlal ettiği Kurulca karara bağlanmıştır.

 

Soruşturma neticesinde verilen karara ilişkin açıklama 23 Ağustos 2023 tarihinde yayımlanmış olup karar uyarınca,  Sahibinden’in:

  • Soruşturma konusu faaliyetlere yönelik çevrim içi platform hizmetleri pazarlarında hâkim durumda olduğu,
  • Öte yandan kurumsal üyelerinin veri taşımalarını engellemek suretiyle birden fazla platform kullanmalarını zorlaştırması ve kurumsal üyeleriyle imzaladığı sözleşmelerdeki rekabet etmeme hükümleri dolayısıyla fiili/sözleşmesel münhasırlık uyguladığı,
  • Ayrıca rakip platformların online ilan ve satış alanındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı tespit edilerek, hakim durumunu kötüye kullandığı sonucuna varılmıştır .Rekabet Kurulu, ihlal sebebiyle Sahibinden’e 40.150.533,15 TL idari para cezası verilmesine karar vermiştir.

Kararda bunun yanı sıra, ihlalin sonlandırılması ve pazardaki etkin rekabetin tesisi için Sahibinden’e birtakım yükümlülükler de getirilmiştir.

  • Buna göre Sahibinden’in Kurumsal üyeler ile imzaladığı sözleşmeleri, ihlal konusu hükümleri içermeyecek şekilde 3 ay içinde yeniden düzenlemesine,
  • Kurumsal üyelerin emlak ve vasıta ilan verilerini rakip platformlara ve rakip platformlardaki ilan verilerini Sahibinden platformuna etkin şekilde taşıyabilmelerini ve bu verileri güncel tutmalarını sağlayacak altyapıyı herhangi bir bedel talep etmeksizin kurmasına,
  • Kararın gereğinin yerine getirildiğini sürecin başlangıcında ve sonunda Rekabet Kurumu’na belgelendirmesine,
  • İlk uyum tedbirinin uygulanmasından itibaren 3 yıl boyunca her yıl Rekabet Kurumu’na rapor sunmasına hükmedilmiştir.

Bu karar, kişisel verilerin korunması hukuku ile rekabet hukukunun ortak paydasında gerçekleşmesi nedeniyle önem taşımaktadır. Şöyle ki, veri taşınabilirliğinin veri sorumluları tarafından güvence altına alınması Kişisel Verilerin Korunması hukuku ile ilgili bir hususken, bu taşınabilirliğin veri sorumluları tarafından haksız rekabete sebebiyet verecek şekilde kısıtlanması ise rekabet hukukunun kapsamında yer almaktadır. Kurul’un bu konuda vermiş olduğu idari para cezası hakim durumda bulunan teşebbüsler için KVKK ve GDPR uyum süreçlerinin dikkatli bir şekilde yürütülmesi gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca Karar, aşırı fiyat iddiasının çift taraflı bir pazarda değerlendirilmesi, rekabet otoritelerinin aşırı fiyatlama davranışına müdahale şekli ve çok taraflı platform özelliklerine ilişkin önemli tespitler içermektedir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]


Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *